2. Dalga kaygıları ve Jeopolitik riskler artmaya devam etmekte

ABD yönetimi, “Covid-19 virüs” salgınının Latin Amerika’daki merkez üssü haline gelen Brezilya’dan ABDye girişlerin durdurulduğunu açıkladı. Beyaz Saray Sözcüsü McEnany’in yaptığı yazılı açıklamada Brezilya’nın salgının yeni merkez üslerinden biri olması sebebi ile bu kararın alındığını belirtti. Mevcut halde Brezilya geçen hafta itibari ile vaka sayısında Rusya’yı geride bırakarak ABD’nin ardından en fazla vaka sayısı görülen 2. Ülke mevkisine yükseldi. Ülkeler arası bloke ve karantinaların yeniden gündeme gelmesi “2. Dalga” korkularını destekleyen ve negatif yorumları artıran en önemli gelişmelerin başında gelmekte.

“Covid-19 virüs” ile mücadele amacıyla alınan tedbirler pek çok ülkede kademeli olarak kaldırılıyor veya gevşetiliyor. Eksperler hem tedbirlerin esnetilmesi hem de yaklaşan tatil sezonu dikkate alındığında “Covid-19 virüs” vakalarında yeniden bir artış yaşanabileceğini belirterek, uyarıda bulunuyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), “Covid-19 virüs” salgınının yeni merkez üssünün Güney Amerika bulunduğunu açıkladı. Örgütten oluşturulan bildirimde Afrika’da vaka sayılarının yükselmekte olduğuna dikkat çekildi. Buna rağmen Afrika’da ölüm oranlarının düşük seyrettiği ifade edildi. Güney Amerika ülkeleri arasında salgından en çok etkilenen ülke Brezilya. Brezilya bugün itibariyle 330 binden çok vaka görülürken, 20 binden çok kişide “Covid-19 virüs” salgını nedeniyle hayatını kaybetti.

ABD Başkanı Trump, Ford Motors fabrikasını gezerken verdiği demeçte, “Covid-19 virüs” salgınında ikinci dalganın yaşanacağı yönündeki uyarılarla ilgili olarak, bu tür bir hal olsa bile ülkedeki faaliyetleri durdurmayacağını söyledi. Trump, ikinci dalgayla karşılaşılsa dahi ilk dalga sürecindeki kısıtlamaların olmayacağı sinyalini vererek, “Ülkemizi yeniden kapatmayacağız” dedi.

ABD Başkanı Trump ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan telefonda görüştü. Cumhurbaşkanlığı’nca yapılan bilgilendirmeye göre, görüşmede Libya, Suriye, ikili ilişkiler ve “Covid-19 virüs” salgını gibi konuları ele aldı.Beyaz Saray açıklamasında, iki liderin bölgede ve ikili konuları da masaya yatırdığı kaydedildi. Açıklamada, ”Başkan Trump Libya’da kötüleşen yabancı müdahaleye dair kaygılarını ve gerilimin süratle düşürülmesi gereksiniminı yineledi. Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki çatışmaya siyasi çözüm bulunması ve ülke genelinde insani yardımlara engelsiz biçimde erişimin sağlanmasına yönelik acil ihtiyacın bir kez daha altını çizdi” ifadeleri kullanıldı.

Uluslararası takas ve saklama kuruluşu Clearstream’in internet sitesinde yayımlanan açıklamaya göre, kurum, Türk Lirası cinsinden takas işlemlerine yinedan başlayacak. Clearstream’in internet sitesinde 14 Mayıs 2020’de yayımlanan açıklamaya göre Euroclear ile Bridge platformu üzerinden TL işlemlerinin durdurulduğu belirtilmiş, 15 Mayıs 2020 Cuma akşamından itibaren TL’de takas bilgilerinin reddedileceği ifade edilmişti. TL işlemlerinin yine başlayacak olması fiyatlamalar üzerinde direk etkili olmasa da TL likiditesine yönelik kaygıları azaltma yönünde etkili olacaktır.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi düzenlediği basın toplantısında, “Covid-19 virüs” nedeniyle Çin’e yönelik dava açılmasının hukuka aykırı bulunduğunu söyledi. Wang, , Çin’in de başka ülkelerle birlikte salgının kurbanları arasında bulunduğunu belirterek, Çin’in gereksinimi olan ülkelere yardım ettiğini ve “Covid-19 virüs” nedeniyle Çin’e dava açılmasının hukukta yeri bulunmadığını ileri sürdü. Wang, bu tarz girişimlerin uluslararası hukukun göz ardı edilmesi anlamına geldiğini vurgulayarak, dava söylentilerini “vicdana aykırı, yanlış, haksız ve yasa dışı” bulunduğunu belirtirken, ABD’de Çin’in itibarını kaybetmesi için her fırsatı değerlendirecek bir “siyasi virüs” yayıldığına işaret etti. Wang, “Bazı ABD’li siyasetçiler, çok fazla yalan uydurdular ve çok fazla komplo planladılar.” dedi. Çin’e dava açacakların hayal dünyasında yaşadığını söyleyen Wang, bu tür bir ismim atacak bireylerin “kendilerini aşağılayacağı” yorumunu yaptı.

Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde Pekin yönetiminin hükümet karşıtı gruplarla mücadeleyi güçlendirmek için yeni güvenlik yasası çıkarma girişimine karşı protesto düzenlendi. Siyah kıyafetler giyen yüzlerce protestocu, ünlü alış veriş bölgesi Causeway Bay’de bir araya gelerek, yasa girişimine reaksiyon gösterdi. 2019’un son çeyreğinin ana gündem maddelerinden biri olan Hong Kong protestoları ABD-Çin ikili ilişkileri üzerinde de etkili olduğu için jeopolitik riskleri arasında yer almakta ve konuya ilişkin tansiyonun artması küresel risk iştahı üzerinde yeni bir baskı unsuru olabilir.

Hong Kong’un Yöneticisi Lam, yaptığı açıklamada Çin’in ulusal güvenlik ile ilgili yasayı olabildiğince hızlı bir şekilde tamamlaması için Hong Kong hükümetinin Ulusal Halk Kongresi (NPC) Daimi Komitesi ile tam iş birliği yapacağını belirtti. Çinli yasa yapıcıların Hong Kong’da vatana ihanet, ayrılıkçı eylemler, isyana teşvik ve hükümeti devirme eylemlerine yönelik yaptırımları içeren yasanın tamamlanmasını görüştüğü bildirilmişti. Hong Kong’un giderek çoğalan şiddette bir ulusal güvenlik durumuyla karşı karşıya olduğunu ve Hong Kong’daki yasama organlarının ulusal güvenlik yasalarını kendi kendine öngörülebilir bir zamanda tamamlamakta zorlandığını belirterek “Hükümetin NPC’nin şehir için yeni bir ulusal güvenlik yapma şeklindeki çözümünü desteklediğini” söyledi.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) yetkilileri 30 Nisan toplantısında, tutanaklara göre hızlı bir toparlanma fikrinden vazgeçti ve yeni verilerin mevcut çabaların yeterli olmadığını göstermesi durumunda gelecek ay yeniden teşvikleri artırmaya hazırlar. Politika yapıcılar “V şeklinde bir toparlanmanın şu aşama itibarıyla artık geçerli olmadığı”, fakat acil varlık alımlarının kendi kendini artıran aşağı yönlü bir sarmal ihtimalini önlediği konusunda anlaştı. Tutanaklarda “Haziran toplantısında, Eurosystem görevlilerinin yeni makro ekonomik projeksiyonları da dahil olmak üzere daha fazla bilgi mevcut olacak. Yönetim Kurulu teşvikin ölçeğinin ihtiyaç duyulandan az olduğunu görmesi halinde Pandemi Acil Alım Programı’nı ayarlamak için hazır olmalı.” ifadeleri yer aldı. ECB doğrulusunda ek alım programının açıklanması endeksler için destekleyici olması beklenirken, Euro arzında yükselişin parite üstünde baskıyı artırması beklenmekte.

Alman ekonomisi yılın ilk çeyreğinde (Ocak-Mart) %2,2 oranında küçüldü. Ekonomik küçülmeye “Covid-19 virüs” nedeniyle tüketim harcamalarının ve yatırımların azalması neden oldu. Federal İstatistik Dairesi’nden oluşturulan bildirimde “Bu, 2008/2009 finans ve ekonomi krizinden bu yana en büyük ve Almanya’nın birleşmesinden bu yana ikinci büyük geri düşüş oldu” denildi. Ortaya çıkan hale özel tüketim harcamalarının %3,2 oranında ve donatım yatırımlarının %6,9 oranında düşmesinin neden bulunduğu kaydedildi.

ABD’nin ve Dünyanın en büyük araç kiralama firmalarından biri olan Hertz, “Covid-19 virüs” salgınının ekonomik etkileri sonucu konkordato başvurusunda bulunduğunu duyurdu. Yapılan bildirimde, Salgın kaynaklı alınan seyahat önlemlerinin etkisi ile planlamada belirsizliğin devam ettiği belirtilirken, şirketin ve ABD ile Kanada’daki birtakım iştiraklerinin konkordato başvurusunda bulunduğu aktarıldı. Hertz ve iştiraklerinin açık kalmaya ve müşterilerine hizmete devam edeceğinin belirtildiği bildirimde, bütün programların her vakitte gibi süreceğinin beklendiği vurgulandı. Dünyanın en büyük araç kiralama şirketlerinden birinin konkordato ilan etmesi devamının gelebileceği ve Pandeminin negatif ekonomik etkilerinin henüz yeni yeni ortaya çıktığı ve zaman içerisinde tam olarak görülebileceği yönündeki yorumları desteklemekte.


Diğer 4.834 takipçiye katılın


Son Teknik Analizler

  • Türkiye Halk Bankası A.Ş.
  • Petkim Petrokimya Holding A.Ş.
  • Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş.
  • Akbank T.A.Ş.
  • Do & Co Aktiengesellschaft
  • Bist 100 Endeksi
  • Tekfen Holding A.Ş.
  • Çelebi Hava Servisi A.Ş.
  • Marshall Boya ve Vernik Sanayii A.Ş.